Sonucu Daralt
Kategori
(x)Divan Edebiyatı
Etiketler
Yayıncı
Fiyat Aralığı
Eser Sahibi
Sıralama : Göster :
Toplam 424 kayıt bulunmuştur Gösterilen 60-80 / Aktif Sayfa : 4
Ölüm, o hüzünlü bağçe, gel gör ki ölüm ona yakışmıyor. Son akşam senden bahsettik. ?Yunus seni çok seviyor,' dedi. Söylediklerinize inanmayı ne kadar istiyorum bir bilseniz, dedim. ?Evham hastalıktır,' dedi. ?Sabra ve duaya sarıl.' Beni sevse bunu bir kez olsun fısıldamaz mı? Deyince güldü bana. ?Sevemek sessizliktir,bağırarak sevilmez,'demişti. Odun olup yanmayınca, ateşe girip kor olmayınca, Örse sürülüp dövülmeyince kıvama gelinmiyormuş. Vah sana miskin Yunus!... Yanmadan, pişmeden, Erimeden ne kolay
15 TL.
18. yüzyılın sonunda yazılan ve müellifinin ismiyle anılan Tezkire-i Silahdâr-zâde 17. yüzyılda Kaf-zâde Fâizî ile başlayan antolojik tezkire geleneğinin devamı niteliğindedir. Silahdâr-zâde Mehmed Efendi tarafından milâdî 1790 yılında kaleme alınan eser, klâsik Türk şiirinin yaklaşık 71 yıllık bir dönemine ait şâir ve şiirleri ihtiva etmektedir. Tezkirede, yaklaşık olarak ölüm tarihleri 1752 ile 1823 yılları arasında değişen 125 şairin kısa hâl tercümeleri ile birlikte şiirlerinden örnekler yer almaktadır.
32 TL.
Tür denildiği zaman genellikle ortak ya da belirli konuları, özellikleri, biçimleri, teknikleri, kural ya da ilkeleri olan edebî eser çeşitleri anlaşılır. Tür tasnifleri edebî eserlerin konularından ve ortak özelliklerinden yola çıkılarak yapılır. Divan edebiyatının türleri ve tasnifleri için de benzer bir durum söz konusudur. Ancak henüz divan edebiyatına ait bütün türlerin tanımlanıp tasnif edilmediği düşünüldüğünden divan edebiyatının türleri, tanımları ve nasıl tasnif edileceği tartışmaya açıktır. Divan
30 TL.
Yaklaşık 600 yıl boyunca devam etmiş bir edebiyat ekolü olan Eski Türk Edebiyatının mitolojik yönelimleri açısından ele alınıp incelenmesinin bir zaruret olduğu kanaatinden yola çıkılarak hazırlanan bu eserde, Eski Türk Edebiyatı metinlerinde adı geçen şahısların mitolojik yönleri üzerinde durulmuştur. Bu eserde, Divan şiirindeki mitolojik şahıslar, hemen hemen bütün kadim milletlerin mitolojik rivayetlerine başvurularak hazırlanmaya çalışılmıştır. Giriş bölümünde; mitoloji, mitoloji ve sanat, mitoloji ve e
22 TL.
Osmanlı Türkçesini öğrenmek günümüzde daha da önem kazanmıştır. Ancak, halen yabancı dil öğretimi tarzında hazırlanan ve bu mantık çerçevesinde yayımlanan kitaplar belli bir seviyenin üzerine çıkamamaktadırlar. Elbette akademik yönden başarılı çalışmaları göz ardı edemeyiz. Ancak Osmanlı Türkçesi'ni öğrenciye benimsetici ve bu dili kendisinin bir parçası olarak görmesini sağlayan eserlere ihtiyaç duyulduğu kanaatindeyiz. Bu çalışma, söz konusu iddiaları tamamıyla yerine getirecektir. En azından bunun bir h
45 TL.
Bilmem ne hal oldu bana Sen ben miyim ben sen misin Can mahv oldu canan beka Sen ben miyim ben sen misin Mekan gözden oldu nihan Sen oldun her yerde ayan Sen ben ben sensin bìgüman Sen ben miyim ben sen misin Kafir oldum hep mevcuda Varım verdim sen ma'buda Kıldım nazar bu vücuda Sen ben miyim ben sen misin
35 TL.
Türkiye'de ve dünyanın hemen her yerinde tarikat hayatı bitmiş; erenlerin kadîm çerağı sırlanmıştır. İçinde bulunduğumuz, hakikatten son derece uzak fakat bir o kadar normal kabul edilen maneviyat ikliminin; mezhebî taassuptan, kabullenmişliğin verdiği rahatlıktan, âidiyetin getirdiği emniyet hissinden mücerret olarak tahlil edilmesi gerekmektedir. Söz konusu tahlili yapabilmek için de, bu yolda yürümüş insanların bıraktıkları eserlere başvurmak elzemdir. Selman Aşkî Efendi'nin Sâkî-i Aşk ismini verdiğimi
40 TL.
Divan Edebiyatı, OsmanlıEdebiyatı, SarayEdebiyatı, KlâsikEdebiyat, İslâmîTürkEdebiyatı, YüksekZümreEdebiyatı, EnderunEdebiyatı, Havas Edebiyatı, EskiTürkEdebiyatı vs. isimlerlegörüptanıdığımız, zaman zamaneserleriyleyüzyüzegeldiğimizbiredebîsüreçtensözediyoruz. Birmedeniyetinürünüolduğunainandığımızbueserlerbütünü, hiçkuşkusuzsözkonusu o medeniyetinşairveyazarları, sanatkârlarıtarafındanuzunasırlariçindeortayakonulmuşdeğerlerdir. Bu medeniyetinadıTürk-İslâmmedeniyetidir. Özellikle 18. asırsonlarındanitiba
60 TL.
(3 Perde) Olayın ezeldeki mazi ve ebeddeki istikbalde geçtiği ifade edilen piyes, ana hatlarını eski bir Türk masalından alır. 1940´da yazılan eser, 1947 senesinde açılan bir yarışmada C. H. P sanat mükafatını kazanmıştır. Ancak Juri´nin birincilik kararı, Parti ileri gelenleri tarafından iptâl edilerek piyes yarışma dışı ilân edilmiş ve olaydaki komedi(!) günün gezetelerine aksetmiştir.
12 TL.
Divan Edebiyatı, geçmiş kültürümüzün eşsiz ve engin hazinelerinden biridir. Divan edebiyatını anlarsak kültürümüzü, neler kaybettiğimizi ve neleri kazanabileceğimizi çok daha iyi anlarız. İşte bu eser bu konuda tam bir rehber. Can Veren Pervaneler unutulmaya yüz tutmuş muhteşem mirasımız Divan Edebiyatı'nı küllerinden yeniden doğurmaya namzet ve okuyan herkese can verecek bir eser Bir sebeple o kadar iltifat ettiği şair Bâkî'ye öfkelenen Kanuni merhum, şiir kudretini konuşturarak onu memleketine sürgün yön
24 TL.
Divan Edebiyatı, bizim sadece edebiyat verimlerimizin ihtişamlı bir dönemi değil, kültür ve medeniyetimizin, toplum yapımızın, atalarımızın dinî, iktisadî ve gündelik hayatının da en dikkate değer, tarihî belgeleridir. O yüzden en az edebiyatçılarımız kadar ve belki de onlardan da daha fazla tarihçilerimiz, iktisatçılarımız ve sosyologlarımız tarafından özenle incelenmesi gerekir. Bu eserde muhteşem bir mazi bırakan atalarımızın destanı yankılanmaktadır.
34 TL.
Bülbül-Nâme Hikâyesi küçük bir hikâye. Ama kahramanları büyük. Aşk, haset ve adalet. Bülbül hikâye boyunca sadakatle, bir an bile şaşmadan aşkı savunur. Hasetse bir yanılsama, kadere ve varlığa olumsuz, kötücül bir müdahale olarak karşımıza çıkar. Taraftarlarının çokluğundan bir müddet hakim olacakmış gibi gözükür, fakat hakikatin karşısında olması, ona karşı durması en zayıf tarafıdır. ?Adaleti ise Hz. Süleyman temsil eder. Kuşların dilini bilen odur. Kuşların dilini bilen gönüllerini bilmez mi? Mahkeme ku
14 TL.
Kim gidici değil ki... Biz de gideceğiz ve buluştuğum zaman ?sizi alkışladılar efendim diyeceğim. Önce Nabi'ye, sonra Şeyh Galib'e ve dahi Baki'ye... Evet onları sizler adına selamlayacağım. Gösterdiğiniz iltifatı bir postacı gibi taşıyacağım. Yaptığımız iş eskilerin tabiri ile ?nakilane asar, raviyane ahbar olmaktır. Türkçeden Türkçeye çevirirsek eserleri nakletmek, haberleri rivayet etmek... Araya da girmemek şartıyla tabii... Çerağ-ı meclisi pervane yane yane arar Murad ü matlabı süziş değilse ya ne a
20 TL.
Mevlâna Celâleddin-i Rûmî'nin büyük oğlu olan Sultan Veled'in Türk dili, tarihi ve kültürü açısından son derece önemli şiirlerini içeren Divan'ı, ilk defa eksiksiz bir şekilde Prof. Dr. Veyis Değirmençay tarafından Türkçeye çevrilerek bilim dünyasına ve okuyucularımızın hizmetine sunulmuştur. Sultan Veled'in dinî bilgisi yanında edebî birikimi de son derece mükemmeldir. Nesir ve nazımda tuttuğu yol tamamıyla Mevlâna'nın yoludur. O da, Mevlâna gibi, nesirde ve nazımda özellikle halka hitap eder; halkın dilin
55 TL.
Bu mütevazı çalışmamızda Kilis'in zenginliklerinden biri olan Sağırzâde Lutfullah Hâzım'ın Dîvânçe'sini hem büyük Türk edebiyatına küçük bir katkı hem de Türk kültürünün kayda değer bir parçası olan Kilis ve yöresi kültürüne armağan olmak üzere hazırladık. Vaktiyle bir sahaf dükkânında yerdeki tozlu kitaplar arasında bulup sahafın Eski bir lise defteri galiba diye cüz'î bir bedelle verdiği el yazması defter, Lutfî ve Hâzım mahlaslarıyla şiirler kaleme alan Lutfullah Hâzım Efendi Dîvânçesi'nin yegâne nüshası
16 TL.
Benim için Kütahyalı Ahmed Vasfî Dîvânı'nı bulmak ayrı, üzerinde çalışmak ayrı, okumak ve neticesinde neşretme imkânına kavuşmak ayrı bir zevkti. Bu Dîvân vesilesiyle epeydir yazmak istediğim Türk aruzu meselesini ele alma imkânı buldum. Yine Klâsik dönemden çok çok farklı bir karakterde gelişen son dönem Dîvân şiirimizin türlü özelliklerine de Vasfî'nin edebî kişiliğini incelerken bilvesile değinmiş oldum. Şairler sadece kendilerini anlatmazlar; klâsik edebiyatımız gibi kuralları ve ölçüleri ve hatta konu
25 TL.
Kutadgu Bilig, her iki dünyada da mutluluğa kavuşmak için gidilmesi gereken yolu göstermek amacıyla kaleme alınmıştır. Yusuf Has Hacib' e göre, ahireti kazanmak için bu dünyadan el etek çekerek sadece ibadetle zaman geçirmek yanlıştır. Asıl din yolu, kötüleri iyileştirmek cefaya karşı vefa göstermek ve yanlışları bağışlamaktan geçer. İnsanlara hizmet etmek suretiyle faydalı olmak, bir kimseyi hem bu dünyada hem de öteki dünyada mutlu kılacaktır.
12 TL.
Kitap Tanıtım Yazısı : Arka Kapak Edebî eserler, toplumların dünya görüşlerini, hayata bakışlarını, sevinç ve hüzünlerini, kısaca yaşamlarına dair unsurları gelecek nesillere aktaran en önemli araçlardandır. Hatta tam anlamıyla bir tarih yazma süreci, toplumun sosyolojik ve psikolojik açıdan analizlerinin tam olarak ortaya konması, edebi eserlerin de gün ışığına çıkarılması ile mümkündür. Bunun için öncelikle klasik edebiyatımızın yaklaşık yedi yüz yıllık bir evresinde varlığını sürdüren ve çerçeve
40 TL.
Hersekli Ârif Hikmet Bey, XIX. asrın yetiştirdiği olağandışı isimlerden biridir. Şairdir; şiirin nesir hâlinde de yazılabileceğini düşünür. Hukukçudur; iktidar eliyle yapılan haksızlıklara tahammül edemez. Modern entellektüelin doğuş sancılarını yaşar ve kendini isyankâr Jön Türklere yakın hisseder. Bir mutasavvıf değildir ama, yeni Türk felsefesinin tasavvuftan doğması gerektiğini farketmiştir.  Onun yazdıklarını okumak, değişen sanat anlayışının ve zevkın, Garb'a açılan tefekkürün ve aydının anlaşılmasınd
50 TL.
Sıralama : Göster :
Toplam 424 kayıt bulunmuştur Gösterilen 60-80 / Aktif Sayfa : 4