Sonucu Daralt
Kategori
(x)Divan Edebiyatı
Etiketler
Yayıncı
Fiyat Aralığı
Eser Sahibi
Sıralama : Göster :
Toplam 233 kayıt bulunmuştur Gösterilen 40-60 / Aktif Sayfa : 3
Muhibbi mahlasıyla 3000 civarında şiir yazan Kanuni Sultan Süleyman’ın Farsça kaleme aldığı -bu kitaptaki- şiirleri, onun bu alandaki becerisini de ortaya koymaktadır. Seçimlik Farsça dersleri için bir kaynak niteliğinde düşünülen kitapçıkta, şairin gazelleri, dörtlükleri ve beyitleri alfabetik olarak sıralanmış, Türkçe çevirileri ile birlikte eski harfli yazılışlarına da yer verilmiştir. Eserin öğrenci ve meraklılarına faydalı olacağı düşünülmektedir.
25 TL.
Eski Türk Edebiyatı, yaklaşık yedi yüzyıllık bir dönemi kapsayan, yetiştirdikleri edebî şahsiyetleri ve ürünleri itibarıyla Türk Edebiyatının önemli bir dönemini oluşturmaktadır. Çalışmamıza esas teşkil eden Divan şairlerimizin aldıkları mahlaslar ve buna bağlı olarak ortaya çıkan mahlas-nâme geleneği de Eski Türk Edebiyatını başka bir açıdan görme amacını gütmektedir. Kültürümüzün önemli bir cephesini oluşturan ad verme veya ad koyma geleneği, milletimizin tarih sahnesine çıkmasından itibaren çeşitli etk
19 TL.
Geçmiş zamanlara ait bu gravürleri canlandırırken eski İstanbul´u tanımış olmanın günahını, vebalini de yüklenmek lazım geliyor. Anlatılan vakıalarda realist olmak icab ettiğine göre Ahmet Rasim, Hüseyin Rahmi gibi üstadlar, eğer günah ise, bu günahtan kendilerini tenzih edememişlerdir. Bu itibarla bu yazılarda bir nevi günahların itirafı gibi oluyor.. Yaşanmayan hayat yaşatılmaz. Mazinin yosmalarına dair yazdığım hatıralarda rivayet yoluyla gelenler olduğu gibi belki yakından tanıdıklarım da olmuştur. Oku
18 TL.
— Şimdi bana ne yapacaksınız Mister Krasmer? — Lazımsın tosun… Beni gırtlağıma kadar belaya soktunuz. Lüçiyano’ya, kendisini polise haber vermediğimi ispat zorundayım. Sen benim şahidimsin. — Aman Mister Krasmer, ayaklarınızı öpeyim, Lüçiyano beni hemen öldürtür. — Orası ikinizin aranızdaki bir mesele! Beni hiç ilgilendirmez. — Aman Mister Krasmer… Bana acıyın… Hayır… Sam usanmıştı. Sağ yumruğunu bu pis ağza birden indirdi… Düşün ve edebiyat dünyamızın dev ismi Kemal Tahir’in, F. M. İkinci takma adı
11 TL.
— Eller havaya! dedim. Eller yukarı, kalbimin orangutanı... Küçük siyah gözlerinden bir kin ışıltısı geçti. Boynumu bu sırada yakalasa işimin harap olacağını anladım. Yerdeki tabancayı ayağımla bir kenara attım. — Şimdi beni iyice tanıdın değil mi? diye sordum, Şikago’nun Çifte Tabancalı Kadını’nı nihayet bilesin çıkardın mı? Beni milyon işine karıştırırsın, başımı türlü belalara sokarsın... Sonunu düşünmezsin! Düşün ve edebiyat dünyamızın dev ismi Kemal Tahir’in, F. M. Duran takma adıyla yazdığı özgü
11 TL.
— Saçmalıyorsunuz Kora, dedim, zehirli yılanları öldürmek zorunda kalsanız üzülür müsünüz? Düşünsenize bunlar zehirli yılanlardan bin kere daha tehlikeli mahluklar... — Bilmem ki Mayk, deli olacağım... Sonra beni kendisine çekerek yalvardı: — Beni kurtar, Mayk, sen kuvvetli bir erkeksin, ne olur beni kurtar... Kemal Tahir’in kaleminden, ünlü dedektif Mayk Hammer’ın maceraları… Düşün ve edebiyat dünyamızın dev ismi Kemal Tahir’in, F. M. İkinci takma adıyla yazdığı özgün Mayk Hammer maceraları yıllar so
8 TL.
Bayram Han, XVI. yüzyılın ikinci yarısında Güney Asya'da büyük bir devlet kuran Babur'un sarayında yetişmiştir. Döneminin siyasî mücadelesinde kırk yıl gibi uzun bir süre başarılı bir devlet adamı ve askerî şahsiyet olarak yer almıştır. Ali Şir Nevayi'den sonra Çağatay Edebiyatının şiir sahasında ikinci büyük temsilcisi kabul edilen Babur'un sarayına genç yaşta gelmesiyle zengin ve verimli bir sanat çevresinde yetişerek kaleme aldığı eserlerinde sanatkar yönünü de ortaya koymuştur.
18.52 TL.
Keçecizade İzzet Molla adına hem siyasi hem de edebi kroniklerin tamamında rastlanır. 100 kiloyu aşan cüssesiyle intihar ve iftihar arasında gidip gelen bir ömür çizgisinde sürüklenmiş bu dev adam, siyasi muarızları veya edebi garezkarlarıyla değil, kendisini her bakımdan geçikmiş kılan kaderiyle mücadele etmiştir aslında. Devletin ihtişamlı günlerinde parmak ısırtan muhteşem edebiyatı kedisine hayat veren can damarları gibi kurumuş, çok değil henüz bir asır evvel zarif, nükteli, derinlikli söyleyişler ve d
50 TL.
Memduh Şevket Esendal´ın, kızı Emine Sarıdal´a Kabil´den yazdığı 22 Nisan 1940 tarihli mektuptan: Yalnız şurasını bil ki, iyi bir iş yapmak, iyi bir şey yazmak çok güçtür. Öyle günler oluyor ki, yazdıklarımı yırtıp, artık yazmaktan vazgeçesim geliyor. Bazıları vardır ki, iyi yazamadığının farkında değildir. Ben, farkında olurum ve sıkılırım. İyinin nasıl olacağını bilip de yazamamak hepsinden kötüdür. Kolaylığı olduğu için ben, kısa kısa şeyler yazmak isterim. Ancak, hikaye kendiliğinden uzayacak olursa, n
25 TL.
Titiz bir gözlem gücünün, hoşgörüyü elden bırakmayan bir eleştiriyle bütünleştiği; sağlıklı gülmecenin, somut gerçeği aşan sıcak, iyimser ve parıltılı bir sentez biçiminde göz doldurduğu bir yapıttır Kasabanın Yarısı. Acı tatlı birçok serüvenimizi bu kitabında teşhis masasına yatıran İzgü, aslında toplumsal yazgımızı, bir kez de gülmece diliyle yazmaktadır.
20 TL.
Mesnevi, tasavvuf edebiyatımızın en büyük eserlerinden biridir. Sadece yazıldığı dönemde değil, çağlar boyunca çok ilgi görmüş, ününü gün geçtikçe artırmış bir eserdir. Mevlana Celaleddin Rumi, bu eserini Kur´an Tefsiri, Ruhların Cilası, Allah Dostlarının Kitabı olarak nitelendirmiştir. Mesnevi, hem yazıldığı yüzyıla tanıklık eden hem de din, tasavvuf, ahlak üzerine bilgiler veren muhteşem bir eserdir. En önemli özelliği insanın kendini tanımasını, yaratıcısını bilmesini, inancı doğrultusunda hayat sürmesin
9 TL.
Süreyya Beyle Suat Hanım beş yıldan beri evlidir. Bir yaz, Boğaziçi´nde, Yeni Mahalle´de küçük bir ev kiralarlar. Mutludurlar. Süreyya´nın arkadaşı Necip, sık sık gelip yanlarında konuk olarak kalmaktadır. Necip, Suat´a çok değer vermekte, ona karşı derin bir saygı beslemektedir. Bu değer veriş ve saygı bir gün şiddetli bir sevgiye dönüşür. Genç adam, sevgisini içinde gizlemektedir. Bir gün dayanamaz...
18 TL.
Antalya´nın Kaş İlçesi´nin Beymelik Köyü´nde, babasından kalma tarlanın dört dönümünü komşusuna satan Karabibik, kalan sekiz dönümü de Yosturoğlu´na kaptırmamak için direnmektedir. Yoksa anası küçükken ölmüş, otuzunu geçkin ve çirkince kızı Huri ile aç kalacaklardır. Karabibik, o yıl üç ay hasta yatmış, baharda ancak kendine gelebilmiştir. Kızını, Koca İmam´ın kaynı Sarı İsmail´e verebilse öküzlerden yararlanabileceğini ummaktadır...
10 TL.
Babasını küçükken kaybeden Talat´ı annesi büyütmüştür. Talat on sekizine gelince bir evin cumbasında gördüğü Fitnat´a aşık olur. Kadın elbiseleri giyerek kızın evine girer, onunla konuşur. Ancak üvey babası Fitnat´ı zengin bir adamla evlendirir. Fitnat, evlendiği Ali Beyin bir zamanlar annesini terk eden babası olduğunu öğrenir...
13 TL.
'Ali bin Ahmed bin Emir 'Ali tarafından Memluk Sultanı Melikü'l-Eşref Ebü'n-Nasr Kâ'idbay'ın özel kütüphanesi için hazırlanan Mecmû'a-i Latife, on beşinci yüzyılda Mısır'da Anadolu şairlerinin eserlerini izleyen bir çevrenin bulunduğunu ve Mısır Memlûklerinin kullandıkları Türkçe imlâ düzenini aksettirir. Kâ'idbay'ı öven bir dörtlükle başlar ve ardından sırasıyla Kaygusuz Abdal'ın Gevher-nâmesini, Âşık Paşa'nın Elif-nâmesini, Gülşehrî'nin Leylâ vü Mecnun mesnevisini, Yunus Emre'nin şiirleri olarak bilinen
25 TL.
Dîvân, on yedinci yüzyıl şairlerinden Mehmed Ali Çelebi (Rızâyi)'nin Türkçe deyim ve halk söyleyişlerini şiirde ustalıkla kullanması ve bugün kullanılmayan pek çok Türkçe kelime ve gramer şekillerine yer vermesi sebebiyle Türk dili ve edebiyatı için büyük bir önem arz etmektedir. Prof. Dr. Mustafa Demirel'in neşre hazırladığı eserin giriş bölümünde müderrislik ve kadılık mevkilerine kadar yükselen şair Mehmed Ali Çelebi (Rızâyi)'nin hayatı, eserleri ve edebî kişiliği anlatılmış, nüshalar tanıtılmış, transk
40 TL.
Mesnevi'de geçen bazı hikayelerin çocuklar ve gençler için uyarlanmış en temiz ve düzgün versiyonu...
7.02 TL.
Muzaffer İzgü´nün çok sevilen, dolayısıyla çok okunan kitaplarından biri olan Dayak Birincisi´nde, ´1978 Nasrettin Hoca Altın Ödülü´nü, ´Bulgaristan Sviştor Kenti Özel Ödülü´nü ve ´1979 Altın Kirpi Gülmece Yarışması Armağanı´nı alan öyküleri de yer alıyor.
20 TL.
Aksaray´da ufacık bir oda. Gösterişli değil; ancak, pek temiz döşenmiş bu odada, yüzünde bir güzelliğin izleri görünen, elli, elli beş yaşında bir kadın, minder üstünde oturmuş, bir şey dikiyordu. Gözü dikişte, eli iğnede; ancak, aklı başka bir yerde, bir şey düşünüyor; düşündükçe hüzünlü ve kederlenmiş gibi görünüyordu. Çaresiz ihtiyarlar, geçmiş şeyleri hatırlarına getirdikçe üzülürler. Çünkü, ömürlerinde geçirdikleri mutlu günlerini hatırladıkları vakitte o günlerin bir daha geri gelmeyeceğine üzülürle
10 TL.
Mübeyyen Der Fıkh, Babür'ün bütün Müslümanlara Hanefîlik mezhebinin inançlarını, kurallarını öğretmek amacıyla yazdığı bir fıkıh kitabıdır. Klâsik Çağatayca ile Özbekçe arasındaki geçiş döneminde konuşulan zengin, saf ve açık anlatımlı dili yansıtması bakımından Türk dili tarihinde önemli bir kaynak olması nedeniyle Prof. Dr. Tanju Oral Seyhan tarafından siz okuyucuları için hazırlanmıştır. Eserin giriş bölümünde, Mübeyyen'in yazıldığı dönemdeki tarikatların etkisi altında olan politika, Babür'ün inanç d
40 TL.
Sıralama : Göster :
Toplam 233 kayıt bulunmuştur Gösterilen 40-60 / Aktif Sayfa : 3