Menu 0
    Anasayfa Arama Sonuçları
    Sonucu Daralt
    Toplam 39 kayıt bulunmuştur Gösterilen 1-20 / Aktif Sayfa : 1
    Bir gül takıp da sevdalı her gece saçlarına/ çıktı mı deprem sanırdın ´kara kız´ kantosuna/ titreşir kadehler camlar kırılır alkışlardan/ muammer bey´in gözdesi karantina´lı despina.. Hemen dilimizin ucunda durur aslında Attilâ İlhan; mırıldanan bir şarkı olur, dökülüverir sokaklara. Ya da belleğimizin bir yerlerinde uslu uslu öylece oturmaktadır; beni de kırdılar içimden kırdılar/ karanlık camlardan sular akıyordu/şimşekli bir boşlukta saat vurdu/ beni de kırdılar belki yalnızdılar/ belki onların da çocukl
    16 TL.
    Benim için şiir yazmak özellikle siyasete girdiğimden beri bir iletişim aracı bir düşünce açıklama yolu değil bir düşünme yöntemidir. Topluma bir bildirim olacaksa bunun için şiirden yararlanmam. Yine de yazdığım şiirde bir bildiri bulunabilir. Ama çoğu kez ben de o bildiriyi şiirden öğrenirim veya çıkarmaya çalışırım. Üstelik şiiri özel eylemim saysam bile bu özel eylemin toplumsal yaşamımdan ve siyasal eylemimden büsbütün kopuk olmadığını da biliyorum. Siyasete girdim diye şiir yazmayı şiir çevirmeyi b
    14.81 TL.
    Tükendi
    Samuel Taylor Coleridge (1772-1834): William Wordsworth ile birlikte İngiliz şiirindeki Romantik devrimin öncülerindendir. Üç büyük şiiri Yaşlı Denizcinin Ezgisi, Christabel ve Kubilay Han ile okuru günümüzde dahi büyülemeyi başaran şair, aynı zamanda edebiyat eleştirisinin ve düşüncesinin de köşe taşlarından biridir. İlk kez 1798'de Lyrical Ballads'ın içinde yayımlanan Yaşlı Denizcinin Ezgisi (The Rime of the Ancient Mariner) hiçbir eleştirel formüle sığmayan, düşünceyle tüketilemeyen, Romantik tecrübeyi d
    12 TL.
    Tükendi
    Samuel Taylor Coleridge (1772-1834): William Wordsworth ile birlikte İngiliz şiirindeki Romantik devrimin öncülerindendir. Üç büyük şiiri Yaşlı Denizcinin Ezgisi, Christabel ve Kubilay Han ile okuru günümüzde dahi büyülemeyi başaran şair, aynı zamanda edebiyat eleştirisinin ve düşüncesinin de köşe taşlarından biridir. İlk kez 1798'de Lyrical Ballads'ın içinde yayımlanan Yaşlı Denizcinin Ezgisi (The Rime of the Ancient Mariner) hiçbir eleştirel formüle sığmayan, düşünceyle tüketilemeyen, Romantik tecrübeyi d
    65 TL.
    Nâzım Hikmet sorar: Başlayayım mı Üstad? Bedri Rahmi yanıtlar: Başla Reis! Bedri Rahmi Eyüboğlunun Bu Kaydı çok iyi saklayın, aman ha! diye vasiyet ettiği kayıttaki ses Nâzım Hikmete ait. 1960ların teknolojisi bir makara bantta tam 50 yıl bekledikten sonra Nâzım ülkesine sessiyle de olsa dönüyor Bedri Rahmi ve Nâzım hikmet 1961 yılında Pariste bir araya geliyorlar. Bedri Rahmi Patırtı yapmayın diyerek başlıyor Yeşilden mordan pembeden Şiirine, sonra Nâzıma bırakıyor mikrofonu. Nâzım 55 şiirini soluksuz o
    40 TL.
    Kitâbesiz Seng-i Mezar Deniz moruna kattı beni Getiriyor götürüyor Zifirî bir lâciverdiye doğru Dalgalar ki yavaşlayan darbeleri kalbimin Vuracak ve duracak elbet o ziftli kıyıya Usuldan usul çırpıntılar halinde
    12 TL.
    Yıldızların, çivilediğin yerdeler, Bulutların, eksik olmasınlar, Hep aynı minval üzre, senden gelip sana giderler. Güneşin böler günlerimizi Bir portakal gibi ortasından ikiye, Yarısını kulların yer, yarısını geceler Denizlerin senin elinle doldurduğun kasede çalkalanmaktadırlar. Ne bir damla artmış, ne bir damla eksilmişlerdir.
    20 TL.
    Tükendi
    Epeyce kadın gizlice erkek sözde kadınlar, mevsimlik sevdaların unutulmuş kızları, tasaları gizli cam güzeli kızlar, Sansaryan Han´da sorgulananlar, kullanılmış yüzlerini aynalara bırakan muhbirler, derinlemesine yalnız tutuklular, mağlup sarhoşlar, parmak uçlarından yıldızlar damlayan adamlar... Attila İlhan birbirinden sahici insanlarıyla kent resimleri çiziyor bize. Tanrıyoruz o insanları; kimi ben, kimi sen, kimi o... Bizler...
    16 TL.
    Tükendi
    Bizi en ince yerimizden yakalıyor hep; birimizi, bazılarımızı değil, hepimizi... Kendini anlatıyor ama, dizelerinde hepimiz kendimizi buluyoruz, üstelik onlarda sadece biz varız sanarak. Öznel sevdalarımızı, bize ait olanı duyuyoruz onun sesinde. Hepimiz onun şiirinin kahramanlarıyız; bir türlü layıkıyla söylemeyi beceremediğimizi üç kelimeye sığdırıveriyor o: Ben sana mecburum! Attila İlhan şiirinin tek teması aşk değil elbette; bu kitapta beş bölümde topladığı şiirlerinde, dönemin siyasi havasını, çalkant
    16 TL.
    Tükendi
    Bu kitaba adını ben Güneşle Kalkmak koyacaktım Ama gece on, hal, terler fışkırıyor terimden Dayanamıyorum sıcağa Ben ki gençliğimde Mozambik'te, Angola'da döğüşmeği kurmuştum Çiçekleri geride bırakmaktan korkuyorum kururlar diye Rüzgâr kalleşlik etti inmez oldu gerillam düzlere Yoksa Kuzguncuk'a göçeceğim Şehir gerillaları üzerine konuşmak için
    12 TL.
    Tükendi
    Şehrin sokaklarında ihanet yürüyor bu şiirlerde; tanıdık birileri ölüyor, mahkumlar koğuşlarında sevda, özlem, özgürlük, sevgili örüyorlar gizlice, genç ayrılıklar, tutsak mutluluklar yaşanıyor... Aykırı hayatların resmi geçitinde hep bir ağızdan söylüyoruz: hayat zamanda iz bırakmaz / bir boşluğa düşersin bir boşluktan / birikip yeniden sıçramak için / elde var hüzün...
    14 TL.
    Tükendi
    Başka türlü birşey benim istediğim, Ne ağaca benzer, ne buluta benzer; Burası gibi değil gideceğim memleket, Denizi ayrı deniz, havası ayrı hava; Nerde gördüklerim, nerde o beklediğim kız, Rengi başka, tadı başka.
    10 TL.
    Size, bize mevcutlu götürülen, az sonra karısından ayrı düşecek olana, Beyoğlu´nun arka sokaklarında çamurlara bata çıka yürüyene, karanlık odalarda kendini arayana, eksik sevene, dövülmüş halini kimseler görmesin isteyene, cam yeşili etek giyene, sonbahar uğultusu duymamış olana bakıyor Atilla İlhan, bakıyor ve onlardan, sizden, bizden şiir yapıyor. ...
    14 TL.
    Tükendi
    Yunani Bir Sone Dün birden cehenneme döndü cehennem Persefone yerzüne göçtüğünden Sonbaharla dönsün de bak göreceksin Hades nasıl cennet olacak yeniden!
    9 TL.
    Tükendi
    İnsana, insanlığa has duygulardan; aşktan, özlemden, acıdan, öfkeden şiirler yaptı bize. Yaşadığımız dünyayı değiştirebileceğimizi söyledi mısra mısra. Bu yüzden de korkuttu kralları Attila İlhan... Bu kitapta okuyacağınız şiirler, bu ülkenin kocaman bir Korku Krallığına dönüştüğü 12 Eylül döneminde yazılmış ve o dönemin baskıcı, her türlü özgürlüğü yok eden, sindirici, kanatıcı, çürütücü ortamını anlatıyor. Sirenler çalıyor mısralarında; zincir şakırtıları kol geziyor, sokaklardan kan sızıyor, bir insan ağ
    15 TL.
    ne kadınlar sevdim zaten yoktular / yağmur giyerlerdi sonbaharla bir / azıcık okşasam sanki çocuktular / bıraksam korkudan sanki gözleri sislenir / ne kadınlar sevdim zaten yoktular / böyle bir sevmek görülmemiştir Attila İlhan´ ın gönüllere girmiş, dillere sinmiş, okuyan herkes için adeta içselleşmiş şiirlerinden biridir böyle bir sevmek. İmkansız aşkları, kent aşklarını, aşkların düşbozumlarını öyle bir tonda yazmış, söylemiştir ki, unutulmaz olmuştur pek çok şiiri gibi. Böyle Bir Sevmek´ teki şiirler in
    16 TL.
    Yağmur Kaçağı, Attila İlhan´ın inadına yazdığı şiirleri kapsıyor. Aşk şiirleri yazdığı için eleştirildiğinden inadına aşkı, yolculuk şiirleri sanatçının toplumsal uğraştan kaçması olarak yorumlandığından inadına uzun yolculukları, limanları, farklı kentleri, kent insanlarını, fahişeleri, bıçkın denizcileri yazmış şair. Onun yarattığı engin imge okyanusunun çalkantılı sularında yelken açacak; her mısrada duygularınıza, düşüncelerinize, heyecanlarınıza, umutlarınıza eşsiz karşılıklar bulacaksınız...
    16 TL.
    Tükendi
    Ne kadınlar sevdim zaten yoktular diye anlattı sevgilinin hayatta somut bir karşılığı olmadığını Attilâ İlhan. Şimdi de Kimi sevsem sensin / hayret diyor. Yaşadığımız hayat karmaşıklaştıkça mümkünsüz hale gelen aşklarımızı mısralara döküyor, mısralarını, ruhumuzu hafif bir meltem gibi saran, bizi derinleştiren, acıtan eşsiz bir müzikle harmanlıyor ve onlardan hayatlarımıza temelli giren, unutulmaz şiirler inşa ediyor... Onlara bakalım, dokunalım diye; onları duyalım, koklayalım, onlarla içimizin çoraklıklar
    15 TL.
    Tükendi
    Düşlenen, tümüyle düşsel olan sevgililer, topu topu üç geceye sığdırılan, doyasıya yaşanamayan aşklar, gözlerinden yıldız rüzgarları geçen sevgililer, Paris sokakları, limanlar, yolculuklar, deniz insanları... ve Anadolu; uzun havalar, halk türküleri... Sisler Bulvarı´yla başka dünyalara doğru yolculuğa çıkacağız biz de şimdi; Emperyal Oteli´nde üç gece kalacağız, biraz mehtabı içeceğiz, içimizde isyanlar çıkacak ve Sisler Bulvarı´nda öleceğiz...
    18 TL.
    Bir Siyasinin Şiirleri, hapisteki Can Yücel'in, dışarıdaki Can Yücel şiiriyle tutarlı bir bireşimidir. Nitekim şair, bu kitabında hapishaneden dışarıdaki ve içerideki yaşama dönük izlenim, gözlem duygu ve düşünce birikimini, kendi politik kimliğini de sorgulayarak aktarır. Tarihsel olaylarla günlük olayları iç içe işler. Güncelliğin gerekliliğine inanmakla birlikte kesin günceli arayan yiğitlemeler yazmaktan sakınır. Bir Siyasinin Şiirlerinin ana teması güncel olmakla birlikte, günceli taşlama yüklü bir anl
    14 TL.
    Toplam 39 kayıt bulunmuştur Gösterilen 1-20 / Aktif Sayfa : 1